sadece ihtiyacım olan şeyleri alıp çıkacağım ahbap sorun istemiyorum
sadece ihtiyacım olan şeyleri alıp çıkacağım ahbap sorun istemiyorum

Bir soygunun başarılı olmasındaki en önemli etken kusursuz, zekice bir plandır. Plansız veya dikkatsiz bir hırsız ise hedefine ulaşamayacağı gibi, “aptal” sıfatıyla anılmaktan da kurtulamayacaktır. İşte karşınızda aklı havada, ne yaptığının farkında bile olmamasına rağmen soygun yapmaya kalkışan şapşal hırsızların komik ya da bazen trajikomik hikayeleri…Sinemanın kusursuzlaştırdığı banka ya da kumarhane soygunlarını bir kenara bırakalım. Senaristlerin aylarca üzerinde kafa patlatarak planlayıp, işlerine geldiğinde uyduruktan bir cihaz icat ederek soyguncuların işlerini kolaylaştırdıkları hikayelerin gerçekle pek alakadar olmadığı aşikâr. Peki bunun gibi profesyonelce yapılmış soygunlar yok mu? Olmaz mı yiğidim? FBI (efbiyay)’ın İnternet sitesinde “arananlar” bölümüne şöyle bir baktığınızda ne cingöz hırsızlar, ne çetrefilli hikayeler olduğunu görüp “vay anasını” çekebilirsiniz.Örneğin, 2005 yılında “suni çim işi” yapıyormuş gibi görünüp tünel kazarak Brezilya Merkez Bankasını soyup 68 milyon dolar çalan Reboldo Çetesi. Ya da geçtiğimiz Mart ayında Brüksel’deki

ABN Amro Bankası’ndan çalınan 21 milyon dolar tutarındaki elmaslar. Hırsızlar halen bulunamadı. 2004 yılında da İrlanda’nın başkenti Belfast’taki Northern Bankası’ndan 42 milyon dolar çalınmıştı. Bankanın güvenlik görevlilerinin üniformalarının aynısını giyerek bankanın arka kapısından kolayca soygunu gerçekleştiren hırsızlar İngiltere tarihinin en büyük soygununu yapıp ortadan kayboldular. Keyiflar keka.Lakin böyle cevval cukka indirme niyetli soygun girişimlerinin sonu genellikle fiyasko oluyor. Bazen de teoride mükemmel bir plana sahip suç girişimleri küçük bir hata, bir kaza veya tamamen dangalaklık yüzünden hayal kırıklığı ve kelepçelerle sonuçlanabiliyor. Şu noktada kontrolü bir an kaybetmenin nelere mal olduğunu da net bir şekilde gözler önüne seren birkaç soygun girişimini ve beceriksiz soyguncuların bazılarını sizlere aktarmayı görevim bildim…Gösteriş Merakı
18 Aralık 1996… Kansas Wichita’daki bir ayakkabı mağazası soyuldu. Kısa bir süre sonra elinde bir bıçakla soygunu gerçekleştiren ve paranın yanı sıra 69 dolarlık 45 numara bir çift botu da alarak olay yerinden kaçan Charles Taylor gözaltına alındı. Üç ay sonra yapılan duruşmasında Taylor ayaklarını savunma makamının masasına koymuş, ukala bir şekilde yargıcı bekliyordu. Yargıç James Fleetwood yerine geçti, kuşkuyla kürsüsünden savunma makamına eğilip Taylor’un ayağındaki botlara dik dik baktıktan sonra, daha mahkeme başlamadan “Sanırım hiç kimse duruşması olduğu gün çaldığı botları giyecek kadar aptal değildir…” dedi. O salonda gerçekten bu kadar aptal olan biri vardı. Duruşma sonunda Taylor planlı soygun yapmaktan tutuklandı ve 45 numara ayaklarından tutulduğu gibi hapse atıldı.
Yanlış yer, yanlış zaman…
David Goodhall ve iki kadın suç ortağı South Yorkshire’daki bir ev eşyaları mağazasını soymak için plan yapmışlardı. Yükte hafif parada ağır malları indirecekleri hızlı ve kârlı bir vurgun olacaktı bu. Seçtikleri malları plastik çantalara doldurup teker teker mağazadan ayrıldılar. Aralarından hiçbiri sonraki buluşma yerine varamadı, çünkü hepsi mağazadan çıktıkları anda tutuklanmıştı. Goodhall ve arkadaşlarının çok önemli bir detaydan haberleri yoktu. Soygunu yaptıkları 29 Kasım günü, o saatlerde, soymak için seçtikleri mağazada şehirdeki mağaza dedektiflerinin toplantısı yapılmaktaydı.Çek mevzusu sakattır
18 yaşındaki hırsız Charles A. Meriweather 22 Kasım gecesi Northwest Baltimore’daki bir eve girdi. Evde 34 yaşında eskiden belediyede çalışan yalnız bir kadın yaşıyordu. Kadına tecavüz eden ve para edecek bir şeyler bulmak için evin altını üstüne getiren hırsız sonunda kadının sadece 11.50 dolar nakit parası olduğunu öğrenince çılgına dönmüştü. “Peki bu parayla faturalarını nasıl ödüyorsun, ne yiyor ne içiyorsun?” diye sordu. Kadın “çek yazıyorum” cevabını verince hırsız kadının kendisine de çek yazmasını söyledi. Önce 30 dolarlık bir çek yazacağını söyleyen kadın, fikrini değiştirerek bunu 50 dolara çıkarıp “Bu da benden olsun vallahi ödüm koptu” diyerek genç hırsızın gözünü boyamıştı. Hırsız “Karşılıksız çıktığı anda gelir tepene binerim” diye tehditler savururken kadın “Çeki kimin adına yazayım?” diye sordu. Aklı 50 dolarda olan hırsız “Charles A. Meriweather” cevabını verip çeki aldı ve çıkıp gitti. Meriweather birkaç saat sonra tutuklandı.

sanatın değerini bilmediğim yıllarda gariban bir fotoğrafçıyı güzel çek diye tehdit ettiğime çok yandım yıllarca

Takasta uyanıklık esastır
İngiltere’nin Southampton şehrinde bir hırsız, yerel bir süpermarketin kasasını soymak için çabukluğunu kullanacağı akıllıca bir metot düşünmüştü. Birkaç parça abur cubur alıp kasaya gitti ve tezgahın üzerine 10 sterlin koydu. Tezgâhtar parayı alıp yazar kasayı açar açmaz hırsız yazar kasadaki paraları alıp kaçtı. 10 sterlini tezgâhın üstünde bırakan hırsızın yaptığı çok kötü bir takastı çünkü kasada sadece 4.37 sterlin bulunuyordu. Verdiği 10 sterlin hesaba katıldığında hırsız 5.63 sterlin zarardaydı.Keklik çantadan uçtu
Organize bir suç çetesinin elemanları su üstündeki bir eğlence merkezinin kasasını soymayı kafalarına koymuşlardı. Bir dükkandan gerekli malzemeleri alıp bir sürat teknesi kiraladılar ve gecenin ilerleyen saatlerinde kürek çekerek sessizce Chichester gölünün ortasındaki alışveriş merkezine arka taraftan yaklaştılar. Kasanın bulunduğu bölüme ulaşıp teçhizat çantasını açtıklarında, kaynak cihazı yerine lehim cihazı, metal kesici ve çekiç yerine de bahçe makası ve küçük bir kürek çıktı. Aldıkları malzemeleri kontrol bile etmeyen hırsızlar afallamıştı. Yılmadılar ve ellerindeki aletlerle kasayı açmayı denediler fakat zorlanan kasa güvenlik moduna geçmiş, hırsızlar kasayı açacakları yerde daha da sıkı kapanmasına sebep olmuşlardı. Suratlarını ekşitip evlerine dönen hırsızlardan haber alınamadı. Ertesi gün güvenlik görevlileri, soyguncuların çekiç, metal kesici ve kaynak cihazı kullanarak güvenlik moduna geçirdikleri kasayı açmak için yaklaşık iki saat boyunca uğraştılar.Maskeli adamın laneti
Clive Bunyan motosikletinden indi ve kaskını bile çıkarmadan koşarak Scarborough’taki bir mağazaya girdi. Hızlıca kasa görevlisinin yanına giden Bunyan, biraz hırpaladığı kasa görevlisinden 157 sterlin aldı ve motosikletine bindiği gibi oradan uzaklaştı. Bunyan kolay ve başarılı bir soygun yapmış, motosiklet kaskıyla da yüzünü gizlemişti. Fakat unuttuğu bir detay onu ele verdi. Kaskının üzerinde boydan boya yazılı olan “Clive Bunyan – Driver” yazısı… Bunyan yakalandıktan sonra çaldığı parayı geri ödedi ve 200 saat kamu yararına hizmetle cezalandırıldı.
Kötü avukat ipe götürür
25 yaşındaki Mashshall George Cummings Jr, Tulsa’daki bir alışveriş merkezinde 14 Ekim 1976 tarihinde kapkaççılık yaptığı için hırsızlık suçundan tutuklandı. Ocak ayındaki mahkemesi için Cummings kendisine avukat verilmemesini, kendi kendisinin avukatı olacağını belirtti. Gün geldi, duruşma başladı. Cummings kurbanı sorgu için davet etti ve karşısına geçip ilk sorusunu sordu: “Çantanı çaldığımda yüzüme dikkatlice bakabildin mi?” Cummings kendisini ele vermişti. Sonradan kendisine bir avukat sağlanmasını istediyse de iş işten geçmişti. Juri tarafından bu sorusu “suçun itirafı” olarak değerlendirilen Cummings tutuklandı ve 10 yıl hapis cezasıyla mahkûm edildi.
Ağzından çıkanı kulakların duysun
Dennis Newton 1985 yılında Oklahoma’da yapılan bir silahlı soygunun şüphelisiydi ve duruşması vardı. Bölge savcısının asistanı Larry Jones, süpermarketin süpervizörü olan tanığına soyguncuyu salonda bulunanlar arasından teşhis edip edemeyeceğini sordu. Kadın parmağıyla Newton’u işaret ettiği anda Newton yerinden sıçradı ve “Yalancı horaspu. Keşke senin kafanı o anda gövdenden ayırsaymışım” diye bağırdı. Salonda çıt çıkmıyordu, herkes durakalmıştı. Newton bir süre sonra ekledi: “Eğer orada olsaydım yani…” Newton, jürinin kararı doğrultusunda 30 yılını hapishanede geçirmeyi garantilemişti.
Yanlış duvar
27 Eylül gecesi Stephen Le ve iki genç suç ortağı park halindeki bir kamyoneti çalmaya kalkıştılar fakat kamyonetin sahibi onları iş üstünde yakaladı. Hırsızlar kaçıyor, kamyonetin sahibi kovalıyordu. Olaya, kovalamacayı gören bir polis arabası da katıldı. Le ve gençlerden biri karşılarına çıkan ilk duvara tırmanmaya başladılar. Arka tarafa atladıklarında paçayı kurtarmış olacaklardı. Lakin ne yazık ki üzerinden atladıkları duvar, San Quentin hapishanesinin duvarıydı. Şüpheliler araba soymak ve devlet mülküne izinsiz girmekten dolayı göz altına alındılar. Soruşturma yapılmasına rağmen haklarında dava açılmayan hırsızlar zorla hapse girmeye çalışmaları açısından enteresan bir örnek olarak tarihe geçtiler.Ateşli silahla oynama!
Brezilya, Petropolis’te yaşayan Carlos Henrique Auad 2004 Şubat’ında evinin yakınındaki bir bara girip bardaki televizyonu ve bağlı elektronik ekipmanı çaldı. Birkaç gece sonra aynı barı tekrar soymaya çalışan Auad bu defa yanına bir de silah alarak barın çatısına çıktı. Oradan içeri süzülmeyi planlamış olan Auad’ın ayağı kayınca telaşla elindeki silahın tetiğine bastı ve kendisini ayağından vurdu. Toparlanıp topallayarak doğruca evine giden Auad can havliyle kan izlerini unutmuştu. Polis kan izlerini takip ederek Auad’ın evini buldu. Tabii ki televizyon ve diğer çalıntı eşyaları da… Auad halen hapiste.1000 euro
Berlin’deki Federal Ekonomi Bakanlığı’nın önündeki park yerinde bulunan bir araçta bırakılan 1000 euro’yu gören Barış K.’nın gözü dönmüştü. 22 yaşındaki Barış K. aracın camını kırarak parayı aldı ve kaçmaya başladı.

1000 yavro için kayınçoyla ters düşemem
1000 yavro için kayınçoyla ters düşemem

Bu sırada arabasına doğru ilerlemekte olan Frank B. ve çevredekiler hırsızın peşine düşünce nefes nefese bir kovalamaca başladı. Barış K. yakalandı ve hapse atıldı. İşin kötüsü çaldığı banknotun reklam amaçlı üretilmiş olmasıydı. En büyük banknotun 500 euro olduğunu bilmeyen Barış K. acemi hırsızlığından dolayı “Berlin’in en aptal soyguncusu” başlıklarıyla uzun süre haberlere konu oldu.